World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2016/aug2016/syri-a02.shtml

ABD savaş uçakları Suriye’nin kuzeyinde en az 28 sivili öldürdü

Barry Grey
2 Ağustos 2016
İngilizce’den çeviri (30 Temmuz 2016)

Amerikan savaş uçakları, Suriye’deki yeni bir ABD katliamında, Perşembe günü, kuzey kenti Menbic yakınında bulunan IŞİD kontrolündeki al-Ghandour köyündeki bir pazarı bombaladılar. Yedisi çocuk, en az 28 sivil öldü. Bir izleme örgütünün haberine göre, hava saldırısında, muhtemelen IŞİD savaşçısı olan 13 kişi daha öldürüldü.

Son kitlesel kıyım, ABD ordusunun, 9 gün önce, Menbic yakınında ABD destekli güçler ile IŞİD militanları arasında yaşanan şiddetli çatışmadan kaçıp sığınacak yer arayan yaklaşık 200 kişinin bulunduğu Tokhar köyündeki evleri bombaladığı bölgede gerçekleşti. O saldırıda, ölü sayısının 56 ile 200 arasında değiştiği bildirilirken, evlerin içinde bulunanların hemen hemen tamamı ya öldürülmüş ya da yaralanmıştı.

O katliam, ABD’nin beş yıl önce Rusya’nın ve İran’ın müttefiki Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad yönetimini devirme savaşını başlatmasından beri savaşan taraflardan birinin Suriye’de sivillere karşı bir defada gerçekleştirdiği en ölümcül bombalı saldırıydı. ABD’nin kışkırttığı iç savaş sonucunda 400.000’i aşkın insan katledilmiş, milyonlarca sivil yerinden edilmiş ve sığınmacı haline getirilmiş durumda.

Al-Ghandour’da Perşembe günü gerçekleşen ölümcül hava saldırısı, ABD ordusunun Tokhar’ın 19 Temmuz’da bombalanmasına ilişkin resmi bir soruşturma başlattığını duyurmasından bir gün sonra gerçekleşti. Bu tür soruşturmalar, sinik örtbas etmelerdir. Bulguların, savaş suçunun boyutunu kaçınılmaz olarak en aza indiren ve ona kasıtlı olmayan hatalar atfeden redakte edilmiş bir versiyonunun yayınlanması ortalama yedi ay sürer.

ABD Merkez Komutanlığı, Al-Ghandour’daki saldırının ardından, standart, formalite gereği inkarını yayınladı: “Sivil kayıpları ya da istenmeyen zararları önlemek veya en aza indirmek ve silahlı çatışma hukukununun ilkelerine uymak için, hedef belirleme sürecinde tüm önlemleri alıyoruz.”

ABD hükümetinin Suriye halkına yönelik aşağılaması ve kitlelerin çektiği acılara olan kayıtsızlığı, Amerikan hava saldırısının yol açtığı sivil kayıplara ilişkin verdiği saçmalık derecesindeki düşük rakamlarla özetlenmektedir. Bu hafta, ABD Merkez Komutanlığı, geçtiğimiz yıl Irak’taki ve Suriye’deki sivil kayıplara ilişkin soruşturmalarının sonuçlarını yayınladı ve altı ayrı ABD saldırısında sadece 14 sivilin öldürülmüş olduğu sonucuna vardı. Washington, bombalarının, iki yıl önce IŞİD’e karşı ABD önderliğindehava savaşının başlatılmasından bu yana, toplam 55 sivil ölüme yol açmış olduğunu iddia ediyor.

Ancak Uluslararası Af Örgütü ve Hava Savaşları (Airwars) gibi sivil ölü sayılarını kaydeden gruplar, gerçek rakamın ABD’nin verdiğinin en az 10 katı olduğunu söylüyor ki bu rakam çok daha yüksek olabilir. Af Örgütü’nün bölgedeki araştırmacısı Neil Sammonds, ABD önderliğindeki koalisyonun saldırılarının Irak ve Suriye genelinde yol açtığı sivil ölümlerin 1.500’den fazla olduğunu ifade ediyor.

Sammonds, Perşembe günkü Tokhar saldırısının ardından, Guardian gazetesine, “Koalisyonun neden olduğu sivil ölümlerin seviyesi şu anda çok yüksek. 1.000 rakamına doğru yaklaşıyoruz ve onlar bunu açıklamıyor, örtbas ediyorlar.

“Onlar, eğer havadan kendi görevlileri tarafından havadan tespit edilmemişse, sivil kayıplara işaret eden kanıtları reddediyorlar. Yani isimleriyle birlikte çok sayıda ceset ve fotoğraflar olsa bile, bu önemsenmiyor.”

Esad karşıtı muhalefetin parçası olan Suriye İnsan Hakları Ağı, koalisyon saldırılarının sadece Suriye’de 400’den fazla sivili öldürdüğünü belirtiyor.

2015’te, Londra merkezli bir grup gazeteci, koalisyonun Suriye ile Irak’taki hava saldırılarının ilk 12 ayında gerçekleşen 57 olayda 459 sivilin öldüğünü belirten bir haber yayınlamışlardı.

Suriye’deki ABD destekli muhalif gruplar bile, Perşembe günkü saldırıyı bir “katliam” olarak kınadılar. Suriye Ulusal Koalisyonu (SUK), Twitter’da yayınladığı bir açıklamada, “Uluslararası koalisyon, dün, Al-Ghandora bölgesini bombaladığında, Menbic kırsalında yeni bir katliam yaptı. Aralarında çocukların bulunduğu onlarca insan öldürüldü.” dedi.

Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Tokhar’daki siviller, “uluslararası koalisyonun savaş uçakları Halep vilayetinin doğusundaki Menbic kasabasının kuzeybatı kırsalındaki al-Ghandour kasabasında bir katliam yaptığı zaman öldürüldüler.” açıklamasında bulundu.

ABD’nin 19 Temmuz Tokhar bombalaması ve 28 Temmuz al-Ghandour saldırısı gibi savaş suçlarının sadece kaza olduğu iddiası bir yalandır. Tokhar saldırısının ardından, SUK, koalisyon üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarına, saldırının etraflı bir soruşturmasına imkan sağlamak için askeri operasyonlarını derhal geçici olarak durdurmasını talep eden bir mektup göndermişti. ABD bunu kesinlikle reddetti.

Washington, Türkiye ile IŞİD’in “başkent”i Rakka arasında Halep vilayetinde stratejik bir geçiş noktası olan Menbic’in kontrolünü ele geçirmenin, IŞİD’e yönelik harekat için son derece önemli olacağını düşünüyor. O, bölgede, IŞİD ile savaşan Kürtlerin hakim olduğu güçleri destekliyor.

Daha da önemlisi, ABD, Rusya destekli Suriye hükümet güçlerinin, Washington’ın İslamcı vekil güçlerini iç savaşın patlak vermesinden önce en kalabalık Suriye kenti olan Halep’ten çıkarmasını önlemek için, kaç Suriyelinin yaşamına mal olursa olsun, her şeyi göze almıştır. Esad güçleri, son günlerde, kentin “asiler”in elindeki doğu yarısına giden son ikmal yolunu kapatarak, kuşatılmış kentin kontrolünü ele geçirme savaşında stratejik bir ilerleme sağladılar.

ABD, Suriye hükümetinin son haftalardaki kazanımlarına yanıt olarak, hem askeri hem de sivil hedeflere yönelik ölümcül saldırılarını keskin bir şekilde tırmandırmış durumda. Airwars yöneticisi Chris Woods, Guardian’a, “Haziran ayında [koalisyonun hava saldırılarının yol açtığı] Suriye’deki sivil ölümlerinde devasa bir artış, önceki aya göre yüzde 72’lik bir artış izledik.” dedi. Woods, sadece Menbic savaşında, koalisyonun hava saldırıları eliyle en az 210 sivilin öldürüldüğünü söylüyor.

Perşembe günü, El Nusra Cephesi’nin lideri Ebu Muhammed El Culani, grubun kendisini Fetih El Şam Cephesi adı altında yeniden yapılandırdığını ve El Kaide ile olan eski bağlarını kopardığını ilan etti. O, El Kaide önderliğinin övgüyle söz ettiği kararın, Suriye’deki kendi güçlerine yönelik ABD ve Rus bombardımanını sona erdirmeyi amaçladığını söyledi.

El Nusra, Esad karşıtı başlıca savaşçı güç ve Washington onu terör örgütü olarak kabul etmesine ve geçtiğimiz Şubat ayında Rusya ile varılan kısmi ateşkesten resmi olarak dışlamayı kabul etmesine rağmen, ABD’nin fiili bir müttefiki. Pratikte, Esad’a karşı El Nusra ile yan yana savaşan sözde “ılımlı” çeşitli İslamcı gruplar Washington tarafından açıkça destekleniyor.

Yine Perşembe günü, Rus ve Suriyeli yetkililer, Halep’teki muhalefet savaşçılarının ve sivillerin kent dışına güvenli geçişine imkan sağlamak üzere bir plan açıkladılar. Onlar, planın, silahlarını bırakan asiler için bir af teklifi ile harap edilmiş ve gıda yoksunu kentte kapana kısılmış 300.000 sivilin içinden kentten ayrılmayı seçen herkese gıda ve konaklama sağlamayı içerdiğini söylediler.

Amerika Birleşik Devletleri, ABD’nin Birleşmiş Milletler temsilcisi Samantha Power’ın “ürpertici” olarak adlandırdığı planı hızla kınadı. Washington’ın “ürpertici” bulduğu şey, daha fazla katliam ve muhtemelen binlerce kişinin açlıktan ve temiz su yokluğundan ölme olasılığı değil; onun El Kaide bağlantılı vekil güçlerinin nihai bir yenilgiye uğraması ihtimalidir.



Telif Hakkı 1998-2015, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır