World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2016/aug2016/camp-a24.shtml

Berlin 2016 Seçimleri

PSG kampanyacıları Berlin’deki Türkiyeli işçilerle konuştu

Muhabirlerimizden
24 Ağustos 2016
İngilizce’den çeviri (20 Ağustos 2016)

Partei für Soziale Gleichheit’ın (Sosyalist Eşitlik Partisi – PSG) kampanyacıları, Türkiyelilerin ve Arapların yüzlerce pazar tezgahının kurulduğu Berlin’in Crellemarkt pazarını ziyaret ettiler ve müşterilerle ve pazarcılarla PSG’nin “Savaşa karşı oy verin! PSG’ye oy verin!” başlıklı açıklamasının hem Almanca hem de Türkçe basımları üzerine konuştular. Tartışmalar, Türkiye’deki 15 Temmuz darbe girişimine odaklandı.

Hem Amerikan hem de Alman hükümetleri 15 Temmuz darbecilerinin başarısına bel bağlıyordu ve o zamandan beri, özellikle de Cumhurbaşkanı Erdoğan hükümetinin Rusya’ya yanaşması nedeniyle, ikiyüzlü bir şekilde Türk hükümetini eleştiriyorlar.

PSG ve Dünya Sosyalist Web Sitesi, darbe girişimini, kesin bir şekilde mahkum etmiştir. Biz, aynı zamanda, Erdoğan’ın yeni oluşturduğu, sağcı bir diktatörlüğü güçlendirmek anlamına gelen “ulusal birlik”in doğurduğu tehlikeye ilişkin uyarıda bulunduk. Türkiye’deki son gelişmeler, işçilerin tüm dünyada karşı karşıya olduğu artan savaş tehlikesinin bir ifadesidir.

Crellemarkt pazarındaki tartışmalar, bu sorunlar üzerine odaklandı. Darbe girişiminden bir ay sonra, bu olaylar ve onlarla bağlantılı tehlikeler, insanların zihinlerinde hala canlı. PSG’nin Berlin seçim kampanyasına katılan ve Türkçe çevirilerle yardım eden İstanbul’dan genç bir Troçkist olan Güneş, pazarda hızla çok sayıda canlı tartışmaya girdi.

Bir tavuk tezgahında çalışan bir Türk kadın, 15 Temmuz darbesine karşı çıktığını ifade etti. O, “Bu, gerçekten tehlikeli bir darbeydi. Neyse ki yenilgiye uğratıldı, çünkü biz Türkiye’de defalarca darbe deneyimleri yaşadık.” diye konuştu. O, Türkiye’de şimdilik “güçlü bir ulusal birlik” oluşturulmuş olduğunu ekledi. O, Erdoğan’a güvenilmemesi, destek verilmemesi itirazımıza karşılık, “Aynen öyle, ama bu da başka bir sorun.” karşılığını verdi.

O, şirketler “ulusal birlik”ten kar ederken, işçi sınıfının tarihsel olarak “ulusal birlik” kurulduğu her zaman kendi kanını dökmeye zorlanmış olduğunu söylediğimizde ise şu yanıtı verdi: “Tabii ki, bu doğru. İşçiler her şeyin bedelini ödemek zorundalar. Amerika’da, Almanya’da ya da Türkiye’de olması fark etmiyor, yükü sırtlanması gereken her zaman işçiler.” Bu yüzden işçi sınıfının dünya çapında birleşmesi gerektiğini belirttiğimizde, “İnşallah, bu gerçekten iyi olur. Ama bunu başarmak epey zor.” karşılığını verdi.

Ayşe de, Türkiye’deki darbe girişiminden ve Suriye ile Irak’taki savaşlardan endişeliydi. O, bu savaşların yeni bir büyük savaşa dönüşeceğinden oldukça endişeli ve bunun nedeninin, kapitalizmin dünya çapındaki derin krizi olduğu konusunda hemfikirdi.

Ayşe’nin ailesi Bulgaristan’daki Türk azınlıktan ve Almanya’ya üç yıl önce gelmişler. O, “Eşim, burada Berlin’de sonunda bir inşaat işi buldu. Oğlumuz üçüncü sınıfa gidiyor. Ben de çalışabilmem için Almancayı iyice öğrenmeye uğraşıyorum.” diye konuştu. O, halihazırda Rusça ve Fransızca biliyor.

Güneş, ona, PSG’nin Berlin’deki kampanyasının işçi sınıfının savaşa karşı uluslararası birliği uğruna dünya çapında bir mücadelenin parçası olduğunu anlattığında, Ayşe, içtenlikle başarılar diledi ve “Kampanyanız çok önemli.” diye konuştu.

Suriyeli bir genç PSG’nin açıklamasını okurken kendi hikayesini Almanca, İngilizce, Arapça ve Türkçenin bir karışımıyla anlattı. O, daha önce, savaş başladığı sırada, Halep’te hukuk öğrencisiymiş. Ardından, savaş patlak verince ailesiyle birlikte Türkiye’ye gelmişler. Afyon’da, ailesine destek olmak için bir mermer fabrikasında köle gibi çalışmış.

Daha sonra, geçtiğimiz yaz, Almanya’ya geçmeyi başarmış. Genç Suriyeli, “Şu anda, eğitimime devam edebilmek için gerekli belgeleri almaya uğraşıyorum.” dedi ve ekledi: “Halep’teki savaş, hepimizin için gerçekten korkunç bir deneyimdi. Ve bu savaş hala devam ediyor. Tüm ailem hala Türkiye’de, onlara ne olacak?”

Suriyeli genç de, PSG’nin savaşa karşı kampanyasını şevkle destekledi ve Dünya Sosyalist Web Sitesi’ni inceleyeceğine dair söz verdi.

Berlin’de bir endüstri mühendisi olmak isteyen Hakan, lisans eğitimini kısa süre önce kazanmış ve şimdi Crellemarkt’ta çalışıyor. O, PSG bildirgesini gördüğünde, “Savaş? Bir daha asla!” sloganını taşıyan PSG afişlerini daha önce görmüş olduğunu söyledi. Hakan da, Türkiye’deki darbeye karşı çıktığını belirtti: “Bu, demokratik olarak düşünen her insan için apaçık.”

O, Türkiye’de darbeye karşı mücadele etmenin oldukça önemli olduğunu, ama ne yazık ki, bunun demokratik koşullar üretmede başarıya ulaşamadığını söyledi: “Türkiye’de birçok insanın demokratik hakları, darbenin ardından hala saldırı altında. Durum çok tehlikeli, hükümet Kürt bölgelerinde savaşa devam ediyor.” O, Suriye’deki savaşın yeni bir büyük savaşa yol açabilecek olmasının oldukça mümkün olduğunu düşündüğünü vurguladı.

Hakan, Güneş’i, Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin ve Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler’in (IYSSE) perspektifini açıklarken ilgiyle dinledi ve bunları internetten daha yakından incelemek istediğini belirtti.



Telif Hakkı 1998-2015, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır