World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2015/nov2015/vwag-n08.shtml

Almanya’daki Volkswagen işçileri işten çıkarmalardan endişe ediyor

Muhabirlerimizden
8 Kasım 2015
İngilizce’den çeviri (3 Kasım 2015)

Şirket yönetimi, IG Metall sendikası ve iş konseyi, Volkswagen’in (VW) radikal bir yeniden yapılanması üzerine perde arkasından komplo kurarken, işçiler hiçbir şeyden haberdar edilmiyorlar.

Birçok işçi, VW emisyon skandalının tam etkisi ortaya çıktığında faturanın kendilerine ödetileceğinden endişe ediyor. Bu, geçtiğimiz Çarşamba günü, Otomotiv İşçileri Bülteni’nin (Autoarbeiter Info) yeni sayısı dağıtılırken Hannover fabrikasındaki Volkswagen işçileri ile yapılan konuşmalarda sergilendi.

Stocken ilçesindeki tesis, Volkswagen AG’nin bir alt kuruluşu olan Volkswagen ticari araçların (VWN) genel merkezi. Şu anda, burada, 9.100’den fazlası üretimde, yaklaşık 3.000’i idarede olmak üzere 14.000 dolayında işçi istihdam ediliyor. Tesis, aynı zamanda VW’nin bir iç tedarikçisi; şirketin lojistik kolunun bir parçasının ve alt kuruluş Sitech Sitztechnik GmbH’nin de merkezi. Burada, ek olarak 1.800 işçi çalıştırılıyor.

VW Transporter'ın üretimiyle başlayan ve daha sonra T-model serilerinden VW otobüs üretimi yapan tesis, 1956’dan beri faaliyette. 2009’dan bu yana, Porsche Panamera'nın şasisi, Porsche’nin Leipzig fabrikasındaki araçlara monte edilmeden önce burada üretiliyor ve bu üretim 2016’ya kadar devam edecek. Amarok modeli de 2012’den beri Hannover’de üretiliyor. Bu kamyonet, VW tarafından, emisyon testinden sıyrılmak için tasarlanmış manipüle edilmiş dizel motorlarla donatılan araçlardan biriydi.

VW iş konseyi, şirket yönetimin Ekim ortasında kısa süreli sözleşmeli işçilerin işlerini kaybetme olasılığıyla karşı karşıya olduğunu ilan etmesinden bu yana, buna, işçileri yatıştırmaya çabalayarak karşılık veriyor. Almanya’daki VW’de halihazırda yaklaşık 7.000 sözleşmeli işçi çalıştırılıyor. İşçiler, Hannover’deki sayılarının 1.500-2000 arasında olduğunu tahmin ediyorlar. Şirket yönetimi kesin rakamlar vermeyi reddediyor.

Bir iş konseyi sözcüsü, “kısa süreli sözleşmeli bütün çalışma arkadaşlarımızın işlerini güvence altına almaya yönelik tüm seçeneklere destek” ilan etti. İş konseyi ve IG Metall, Alman hükümetinin, kısa süreli sözleşmeli işçiler için azaltılmış çalışma saatleri üzerine düzenlemeleri genişleteceğini umuyor. Ekonomi Bakanı Sigmar Gabriel (SPD’li), bunu, Ekim ayının başında, VW’nin Wolfsburg’daki ana tesisini ziyareti sırasında duyurmuştu.

Bunların tamamı, IG Metall’in ve iş konseyinin işçileri yatıştırma çabalarıdır. Onlar, fabrikalardaki hoşnutsuzluğun yayılmasını önlemek istiyorlar; böylece, şirketi yeniden yapılandırmak için yönetim ile perde arkasından görüşmelerini sürdürebilecekler.

Asya kökenli bir işçi olan Son, iş konseyinin, bir bilgilendirme toplantısında, sözleşme defterlerinin dolduğunu ve siparişlerin düşmemiş olduğunu açıkladığını ifade etti. Bu, aynı gün şirket tarafından yapılan ve üçüncü çeyrekte, her şeye rağmen 3,5 milyar avroluk bir zararı duyuran iddialarla uyumluydu. Bu zararlar, şirket yönetimi tarafından emisyon skandalının maliyetleri için şimdiye kadar kenara konulmuş olan 6,7 milyar avro ile bağlantılıdır. Bunu fazladan milyonlarca avro izleyecek. Bu konuda, 30 milyar ile 100 milyar avro arasında değişen tahminler söz konusu.

Birçok işçi için, bu zararların kendilerine yükleneceği açık. Konuştuğumuz herkes, şirketin canice entrikalarının ilk kurbanlarının kısa süreli sözleşmeli işçiler olacağına inanıyor.

Mehmet, VW kamyonetin lojistik bölümündeki bir kısa süreli sözleşmeli işçi. “Gidecek olan ilk şey, şüphesiz, VW işçilerinin primi olacak.” Bu, 2015’te 5,900 avro tutarındaydı. Mehmet, konuşmasını, “Ayrıca, biz sözleşmeli işçiler gitmek zorunda kalacağız.” diye sürdürdü. O, henüz, resmi olarak herhangi bir şey duymamış ama Sitech’te sözleşmeli işçi olan bir arkadaşına, sözleşmesinin uzatılmayacağı söylenmiş.

Birçok işçi, azaltılmış çalışma saatlerinin tesiste bir tartışma konusu olduğunu onayladı. “Sonra dört günlük hafta uygulamaya konulabilir. O durumda biz, ücretlerimizin buna denk düşen kısmını kaybetmek zorunda kalacağız.”

Mehmet’in çalışma arkadaşlarının birçoğu, gece vardiyasının yılbaşında kaldırılacağına inanıyor. Genç bir sözleşmeli işçi, “Ardından, sözleşmeli işçiler [gece vardiyasındaki daimi VW işçileri tarafından] saf dışı edilecek” korkusunu ifade etti. O, Almanya’ya 25 yıl önce ailesiyle birlikte İran’dan gelmiş ve bir buçuk yıldır VW fabrikasında çalışıyor.

Bu işçi, “En geç üç yıl sonra, yani Mart 2017’de, kalıcı olacağımı umuyordum.” diyor ve durum kötü görünmesine karşın umudunu koruyor: “Akrabalar sayesinde restoran sektöründe çalışabilirdim ama burada, VW’de bir şeyler farklı; daha iyi iş ve daha iyi ücretler.”

O, bazı sözleşmeli çalışma arkadaşlarının, VW’de daimi bir ücret beklentisiyle, daire ve ev için ipotekli borçlar üstlenmiş olduklarını belirtti. “Bunlar genç babalar ve eğer işlerini kaybederlerse, bu onlar için büyük bir sorun olacak.”

Hessen eyaletinin Kassel kentindeki meslektaşları gibi, Hannover’deki birçok işçi de iş konseyini ve IG Metall’i eleştiriyor.

Friedrich, onların, dizel motorlarındaki yazılım manipülasyonlara bulaşmış olduklarına inanıyor. “Elbette, onlar bunu söylemiyor.” diyen Friedrich, diğer pek çok işçi gibi, kaygısını, skandalın “hepimiz için işlerde ve ücretlerde önemli sonuçları olacak.” sözleriyle dile getirdi. O, tüm ülkelerdeki işçilerin nasıl aynı sorunlarla karşılaştığı üzerine bir tartışma sırasında, “Elbette, örneğin ABD’deki ya da Japonya’daki çalışma arkadaşlarıyla uluslararası işbirliği doğrudur. Fakat hiç kimse ağzını açmaya cesaret etmiyor. Herkes kendi işi için endişeleniyor.” diye konuştu.

Arkadius adlı bir işçi de, sendikanın ve iş konseyinin emisyon manipülasyonu hakkında hiçbir şey bilmediğine hiç kimsenin inanmadığı yorumunda bulundu. O, VW’nin kendi kısa dönem sözleşmeli firması Autovision-Zeitarbeit GmbH tarafından Mart’tan beri sözleşmeli işçi olarak çalıştırılıyor. Onun sözleşmesi yalnızca Ocak ayına kadar uzatılmış. Arkadius, bugünlerde aynı durumun, sözleşmesi sona ermekte olan tüm sözleşmeli işçiler için geçerli olduğunu söyledi.

Arkadius, IG Metall sendikasına katılmasının kendisine “tavsiye edildiği”ni bildirdi. Bu, Volkswagen’de yazılı olmayan bir kural. Diğer çalışma arkadaşları, sendika temsilcilerinin ve iş konseyi üyelerinin, üye olmayanlara, sözleşmelerin uzatılması ya da sürekli işçi olmaları için “ne yazık ki” herhangi bir şey yapamayacakları uyarısında bulunarak nasıl baskı uyguladıklarını anlattılar.

Çok sayıda işçi bunu doğruladı. Bazı işçileri sessiz kılan şey yalnızca yoğun vardiya değişikliklerinden ibaret değildi. Aynı zamanda, kıdemli sendika ve iş konseyi temsilcilerinin, işçilerin her eleştirel girişimini yaygın bir şekilde bastırması da söz konusu.

Bir işçi açık açık konuştu ki bu yüzden adını gizlemeyi seçti. O, VW’de çalışmaya bir sözleşmeli işçi olarak başlamış ama şimdi daimi bir statüdeydi. “Bu bir mafya. Yönetim, IG Metall ve iş konseyi herkesi bunaltıyor.” IG Metall, şimdi, herkesin şirketi desteklemesi için kampanya yürütüyor. Sendika, emisyon skandalından sonraki işçi toplantısında, üzerinde VW’nin ve IG Metall’in logoları bulunan, “Biz bir aileyiz” sloganı yazılı tişörtler dağıtmıştı. “Yani tam anlamıyla propaganda. Onların her yerde söyledikleri şey, her yerde işten çıkarmaların ve ücret kesintilerinin yaklaştığı. Bu, onun için hazırlık.”

Tesisin 59 yıllık tarihinde, 9,5 milyon dolayında araç taşıma bandından çıktı. Tesis, Aşağı Saksonya’nın başkentindeki en büyük özel sektör işletmesi. Volkswagen yönetiminin, düzgün motorların geliştirilmesine yatırım yapmak yerine manipülasyon yapma ve sahtekarlık suçu işleme kararı nedeniyle, şimdi binlerce işçinin işi tehlikede.

Otomotiv İşçileri Bülteni’nin (Autoarbeiter Info) son sayısındaki başyazı, şirket yönetimi, sendika ve iş konseyi arasındaki yakın işbirliğinden son derece önemli dersler çıkarıyor. Volkswagen işçileri, “geçmişin bütünüyle tükenmiş sendikal yöntemleri ve örgütlenmeleri sorunuyla karşı karşıya. Toplumsal ortaklığın ve sınıf işbirliğinin VW’den daha fazla mükemmelleştirilmiş olduğu başka bir işletme yoktur. IG Metall, iş konseyi ve yönetim, gerçekte, birleşmiştir. … İşçiler, şirketin saldırılarına karşı mücadele etmek için, sendikaların ulusalcı politikalarından kopmak, kendi bağımsız eylem komitelerini kurmak ve uluslararası ölçekte birleşmek zorundalar.”



Telif Hakkı 1998-2015, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır