World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2015/aug2015/gree-a26.shtml

Tsipras, kemer sıkma paketi üzerinden etkili olma girişimi içinde erken seçim çağrısı yaptı

Alex Lantier
26 Ağustos 2015
İngilizce’den çeviri (21 Ağustos 2015)

Yunanistan Başbakanı Alexis Tsipras, dün akşam televizyonlarda yayınlanan ulusa sesleniş konuşmasını, istifasını açıklamak ve erken seçim çağrısı yapmak için kullandı. Tsipras, hükümetinin Avrupa Birliği’nin (AB) sert kemer sıkma önlemleri paketini uygulamasını savunurken, hükümet kaynakları, seçimlerin, büyük ihtimalle, bu önlemlerin uygulamaya konulacağı Ekim ayından önce, 20 Eylül’de yapılacağını belirttiler.

Tsipras, Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopoulos ile buluşmasından önce, “Cumhurbaşkanına, benim ve hükümetimin istifasını sunmak için kısa bir ziyaret yapacağım” dedi.

Tsipras, Pavlopoulos ile yaptığı görüşmede, siyasi gündemi için yeterli desteğe sahip olmadığını söyledi: “Mevcut parlamento bir çoğunluk hükümeti ya da ulusal birlik hükümeti sağlayamıyor.”

Yunan anayasası, şimdi, ülkenin en büyük üç partisinin önderlerinin (Syriza, sağcı Yeni Demokrasi-ND ve AB yanlısı Potami-Irmak) herbirine üç gün içinde hükümet kurma şansı tanıyor. Bunu yapamamaları durumunda, Yargıtay Başkanı Vassiliki Thanou-Christofilou, seçimlere kadar görev yapmak üzere geçici başbakan olarak atanacak.

Bu seçim, Syriza’nın oylarını arttırmaya ve işçi sınıfıyla karşı karşıya gelme beklentisiyle devlet aygıtını sağlamlaştırmaya yönelik sinik bir girişimdir. Tsipras, makamını korumayı amaçlıyor ama bunu, kemer sıkma politikalarını uygulamasına daha sağlam bir taban sağlayan yeni bir parlamento ve hükümet elde ederek yapmak istiyor.

Tsipras, Yunan seçmenlerin isteklerini açıkça yok sayarak, 13 Temmuz’daki AB kemer sıkma paketini kabul etmişti. Yunan seçmenler, Syriza partisini, onun AB kemer sıkma anlaşmasına son verme vaadi temelinde iktidara getirmiş ve Tsipras’ın AB ile kemer sıkma önlemlerini görüşürken düzenlenen referandumda, AB kemer sıkma programını ezici çoğunlukla reddetmişti.

Tsipras, dün, gerici ve demokrasi karşıtı sicilini savundu ve seçmenlere, Syriza’nın önceki hükümetlerden daha çetin görüşmeler yaptığı yollu sahte bir temelde destek çağrısı yaptı. O, “Hükümetimle gurur duyuyorum. Çetin ve uzun bir süre pazarlık ettik” dedi.

Yunanistan’ın artık anlaşmaya saygı göstermek zorunda olduğunu iler süren Tsipras, “Bütünüyle dürüst olmak istiyorum, biz Ocak ayındaki seçimlerden önce öngördüğümüz anlaşmaya ulaşmadık” dedi ve ekledi: “Sizin kararınıza sunmayı ahlaki ve siyasi yükümlülük olarak görüyorum… Bizim vardığımız anlaşmanın bizi krizden çıkartıp çıkartmayacağını sizin oylarınız belirleyecek.”

Tsipras’ın kendi politikaları için halktan yetki almaya istekli büyük bir demokrat rolü yapması, açık bir sahtekarlıktır. Gerçek şu ki, parlamentoda, seçmenlerin, Tsipras’ın Yunan halkının oyunu hiçe sayarak dayattığı anlaşmayı reddetmesi için oy verebileceği herhangi bir parti bulunmamaktadır. Bir hükümet oluşturabilecek ya da koalisyon hükümetine katılabilecek olan diğer partilerin (ND, Potami-Irmak, sosyal demokrat PASOK) hepsi AB’nin kemer sıkma politikalarının savunucularıdır.

Egemen sınıf ile işçi sınıfı arasında bir hesaplaşma mayalanıyor ve muhalefet, Tsipras’ın emekli maaşlarında derin kesintiler içeren kemer sıkma önlemleri Ekim ayında Yunanlı kitleleri vururken yükselecek.

Tsipras, şimdi seçim çağrısı yaparken, açıkça, göreve gelmesinden altı ay sonra ve kemer sıkma önlemleri uygulamaya konmadan önce Syriza’nın Yunan siyaset kurumunun diğer kesimlerinden daha az itibar kaybettiğini gösteren kamuoyu yoklamalarından yararlanmayı amaçlamaktadır. Temmuz ayı anketleri, muhtemelen ikinci sırada yer alacak olan ND’nin yüzde 20’sine karşı, Syriza’nın oylarını yüzde 40’a yükselttiğini gösteriyordu. Syriza, oylarını arttırmayı ya da ND gibi sağcı partileri yeni bir koalisyon hükümetine dahil etmeyi amaçlayabilirdi.

Tsipras’ın hesaplarının merkezinde, nihayet, Avrupa Birliği, Uluslararası Para Fonu ve medya tarafından uzun süredir talep edildiği üzere, partisi içindeki muhalif hizbin hakkından gelmek var. Tsipras, hükümetteki çoğunluğunda yaşanan aşınmadan dolayı, bir güvensizlik oyu ile karşı karşıya. Yunan parlamentosunda kemer sıkma programı konusunda yapılan son oylamada, 43 Syriza milletvekili Tsipras’ı desteklemedi. Bunların çoğu, partinin Sol Platform’unun üyeleriydi. Sonuçta, koalisyondaki kurtarma paketini destekleyen milletvekillerinin sayısı 118’e düştü ve parlamentoda bir güvensizlik oylamasını atlatmak için 120 oy gerekiyor.

Sol Platform, şimdiye kadar, muhalefetin AB kemer sıkma programını baltalayabileceği her kritik oylamada, Tsipras’ın güvenilir müttefiki olduğunu kanıtlamıştı. O, 30 Temmuz’da, teknik olarak Syrizalı milletvekillerini Tsipras’ın üzerinde anlaştığı önlemlere karşı oy kullanmaya zorlama yetkisine sahip olan Syriza’nın Merkez Komitesi’nin AB’nin kemer sıkma politikasını oylamasını önleme yöneliminin başını çekmişti.

Ama bu duruş, siyasi olarak savunulamaz hale gelmiş durumda. Sol Platform’un Tsipras tarafından örgütlenmiş ihraçlar ile karşı karşıya kalan 25 milletvekili, Cuma sabahı Syriza’dan ayrıldı ve gelecek seçimlere katılacak bir parti kurdu. Halkın Birliği, adından anlaşılacağı gibi, çeşitli sahte-sol ekipleri, kemer sıkma karşıtı artan muhalefeti anlaşma ve AB karşıtı demagoji ile sermaye kontrolleri, ulusal para biriminin olası yeniden uygulamaya konması gibi sermayenin egemenliğini hiçbir şekilde tehdit etmeyen önlemleri birleştiren bir çıkmaza yönlendirmek için harekete geçirmeyi amaçlamaktadır.

Burjuva basındaki çok sayıda kaynak, yeni seçimleri, kemer sıkma önlemlerine yönelik kitlesel bir muhalefet patlaması ile karşı karşıya kalmadan önce, hızla yapmasının Tsipras için en iyisi olduğunu ileri sürüyor.

Guardian’dan Helena Smith, “Çoğu kişi, seçimleri, yoksullaşmış nüfus ek vergi artışlarının ve diğer kurtarma önlemlerinin etkisini hissetmeden önce, kısa sürede yapmanın, onun Syriza içindeki düşmanlarını köşeye sıkıştırmasını mümkün kılacağına inanıyor. Uluslararası gözlemciler kurtarma paketine ilişkin ilk incelemelerini yapmak üzere Ekim ayında Atina’ya döndükleri zaman, onun popülerliğinden yararlanmak için çok geç olabilir.” diye yazdı.

Muhafazakar Yunan gazetesi Kathimerini, “Syriza her ne kadar pek zarar görmeden atlatmış da olsa, Tsipras’ın teflon elbisesi, seçmenler artan kemer sıkma önlemlerinin acısını hissetmeye başladığında, rahatsız edici bir şekilde aşınmaya başlayabilir.” yorumunu yaptı.

Bu tür yorumlar, iktidara gelmesinin başlangıcından itibaren mali sermayenin işçilere karşı aleti işlevini görmüş olan Syriza’nın samimiyetsiz ve gerici karakterinin altını çizmektedir. O, seçmenler içinde defalarca ifade edilmiş kemer sıkma karşıtlığını ezmek için Yunan parlamentosunda güçlü bir çoğunluğun bir araya gelmesine karşı komplo kurarken, Yunan halkının savunucusu gibi görünerek, devlet içindeki desteğini pekiştirmeye çalışmaktadır.

Mali çevrelerdeki kimi kişiler, dün gece, bir geçici hükümetin kurulmasının ve uzayan siyasi belirsizliğin Syriza ile AB tarafından üzerinde anlaşılmış olan kesintileri engelleyebileceği konusundaki kaygıları dile getirdiler. Bu yüzden, Londra’da yayımlanan Financial Times, “Geçici hükümet siyasi kararlar alma yetkisine sahip olmadığı için, seçim kampanyasının, alacaklılar ile üzerinde anlaşılmış olan mali ve yapısal reformların uygulanmasını geciktirmesi bekleniyor.” diye yazdı.

Bununla birlikte, çok sayıda önde gelen yetkili, Tsipras’ın yeni seçim çağrısı yapma kararını destekledi ve onu AB kemer sıkma gündemini Yunanistan’da uygulamanın anahtarı olarak alkışladı. Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in özel kalemi Martin Selmayr, erken seçim çağrısını şöyle övdü: “Yunanistan’da hızlı seçim [yapılması] ESM’nin [Avrupa İstikrar Mekanizması’nın], Yunanistan adına başbakan Tsipras tarafından imzalanmış istikrar destekleme programına olan desteği arttırmanın bir yolu olabilir.”

Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff, ülkesini ziyaret eden Alman başbakan Angela Merkel ile yaptığı görüşmenin ardından, Merkel’in kendisine “Tsipras’ın inişi krizin değil, çözümün parçasıdır” dediğini anlattı.

Fransa’da iktidarda olan Sosyalist Parti’nin önceki bakanlarından ve şimdi Avrupa Ekonomik ve Parasal İşler Komiseri olan Pierre Moscovici, bu hamleyi, bir Twitter mesajında şöyle övdü: “Tsipras’ın kararına önem veriyorum. Yunanistan yeni bir programa kaydoldu. Onun başarısının anahtarı, yaygın destek ve kararlı teslimdir.”



Telif Hakkı 1998-2015, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır