World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2014/mai2014/ukra-m14.shtml

ABD ve Avrupa Doğu Ukrayna’daki özerklik referandumu üzerine yeni tehditlerde bulunuyor

Chris Marsden
14 Mayıs 2014
İngilizce’den çeviri (12 Mayıs 2014)

Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk ve Luhansk bölgelerindeki Rusya yanlısı ayrılıkçılar, dün düzenlenen referandumda “özerklik” yanlısı bir zafer ilan ettiler. Oylama, Kiev yönetimi ile onun Batılı destekleyicilerinin suçlamalarına ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in referandumu erteleme çağrısına rağmen gerçekleşmişti.

Kiev tarafından Washington’ın, Berlin’in ve Brüksel’in tam desteğiyle yönetim karşıtı protestoculara karşı sürdürülen terör Pazar günü de sürdü. büyük ölçüde Sağ Sektör ve Svoboda üyesi neo-Naziler’den oluşan onlarca Ulusal Muhafız, Krasnoarmeisk kasabasındaki oylamaya zorla son verdi ve Belediye Binası’nın dışındakilere ateş açarak birkaç silahsız sivili öldürdü.

Referandum pusulasında, halka, Ukraynaca ve Rusça, “Donetsk Halk Cumhuriyeti’nin / Luhansk Halk Cumhuriyeti’nin Özerkliğini destekliyor musunuz?” yazılıydı.

3,2 milyon oy pusulası basılmıştı ki bu, iki bölgede yaşayan 7 milyon insanın yarısından azına denk düşüyordu. Ama belirtildiğine göre, sabahın erken saatlerinden itibaren oluşan halkın büyük bir kesiminin desteğini gösteren uzun kuyruklar vardı.

Donetsk Halk Cumhuriyeti’nin eşbaşkanı Denis Puşilin, “(Kiev’in) bölgemizdeki bütün askeri birlikleri, referandum sonuçlarının resmen açıklanmasının ardından yasadışı ve işgalci olacak değerlendirilecek. En kısa süre içinde devlet organlarının ve yetkili askeri makamların oluşturulması gerekiyor.” açıklaması yaptı.

Cumartesi günü, ABD Dışişleri Bakanlığı, bu iki referandumu yasadışı ve “daha fazla bölünme ve düzensizlik yaratmaya yönelik bir girişim” olarak tanımlayan bir açıklama yapmış ve ABD’nin sonuçları tanımayacağını belirtmişti.

Açıklamada, “Kremlin destekli sosyal medya ve haber kanalları Ukrayna’nın doğusunda yaşayanları yarın oy vermeye” teşvik ediyor iddiasında bulunuluyor ve “Uluslararası topluluk, şimdi, Ukrayna hükümetinin 25 Mayıs’ta bir başkanlık seçimi yapma yönündeki tutarlı çabalarını desteklemeye odaklanmalı” deniyordu.

Açıklamada, ABD’nin Moskova’ya yönelik tehditleri saldırgan bir şekilde yinelendi: “Başkan Obama ile [Alman] Başbakan [Angela] Merkel’in 2 Mayıs günü belirtmiş olduğu gibi, Rusyalı yetkililerin, Ukrayna’yı istikrarsızlaştırmaya devam etmeleri ve bu ay yapılacak başkanlık seçimlerini engellemeleri durumunda, bizim hızla Rusya’ya daha büyük bedeller ödeteceğimizi bilmeleri gerekiyor.”

ABD’nin tavrı, Fransa Devlet Başkanı Francois Hollande ve Merkel tarafından tekrarlandı. Hollande ile Merkel, Cumartesi günü Stralsund’da (Almanya) yaptıkları bir görüşmenin ardından, “Rusya’ya karşı başka yaptırımlar uygulamaya hazırız” uyarısında bulundu.

NATO, Rus birliklerinin geri çekildiğine ilişkin herhangi bir belirti görmediğini belirttiği bir açıklama yaptı ve Twitter üzerinden, sınıra sevk edilmiş yeni birlikleri gösterdiği iddia edilen fotoğraflar yayımladı.

Halkın referandumda “evet” oyu vermesi, öncelikle, 22 Şubat’taki hükümet darbesiyle Kiev’de Batı yanlısı oligarklardan ve faşistlerden oluşan bir iktidarın kurulmasından bu yana yaşanan kanlı olaylardan dolayı beklenen bir şeydi. Yeni yönetim, ABD’nin ve müttefiklerinin koruması altında ve onların mali desteğiyle, ülkenin etnik olarak karışık nüfusu içinde Rusya karşıtlığını kışkırtırken, acımasız kemer sıkma önlemleri uygulamayı görev edindi. O, Svoboda ve Sağ Sektör çevresinde toplanmış olan aşırı sağcı güçleri, kaçınılmaz olarak sert bir siyasi tepkiye yol açacak şekilde seferber etmeyi ve güçlendirmeyi sürdürdü.

Rusya’nın Sivastopol’daki Karadeniz deniz üssüne ev sahipliği yapan Kırım’ı Mart ayındaki referandumun ardından topraklarına katması, ülkenin doğusundaki başka yerlerde de benzeri Rusya yanlısı hareketleri teşvik etti. Bu hareketler, Kiev’in silahlı kuvvetlerinin ve ücretli faşist haydutlarının uyguladığı ağır baskı karşısında giderek artan bir destek elde etmiş durumda.

Cuma günü, Mariupol’daki silahsız sivillere karşı, tankların, zırhlı personel taşıyıcıların ve ağır silahlı birliklerin kullanıldığı bir katliamda 20 ile 30 arasında insanın öldürüldüğü bildirildi. Ukrayna’daki Batı müdahalesinin ilerletilmesini haklı gösterip cesaretlendirme anlamına gelen hesaplı bir provokasyon olan bu saldırı, Nazi Almanyası’nın Sovyet Kızıl Ordusu tarafından yenilgiye uğratılmasının 69. yıldönümü olan Zafer Günü’nü kutlayanlara yapılmıştı.

Aynı gün, Ukrayna’nın güneyindeki Kherson bölgesi valisi Yuri Odarçenko, Zafer Günü kutlamasında, Hitler’in bir “kurtarıcı” olduğunu söyledi. O, Sovyet “saldırganlar” Ukrayna’yı köleleştirmeye çalışırken, Hitler’in, “insanları komünist boyunduruktan ve despot Stalin’den kurtarma sloganını yükseltmiş” olduğunu anlattı.

Odarçenko’nun Nazi yanlısı açıklaması kitlenin yuhalamasıyla ve “utan!” çığlıklarıyla karşılaştı. Bu arada bir kadın, onun elinden mikrofonu kaptı ve yere attı.

Cumartesi sabahı, Ulusal Muhafız üyeleri, en az üç zırhlı aracı, polis kalkanlarını, miğferleri, gaz maskelerini ve elbiseleri geride bırakarak, Mariupol’daki polis binalarını boşalttı. Donetsk’te, kampları ayrılıkçıların saldırısına uğrayan bir grup polis silahlarını bıraktı. Ayrılıkçılar, 70 otomatik tüfek ve 16.000 mermi ele geçirdi.

Guardian gazetesi, “geçtiğimiz haftalarda, ayrılıkçı milislere karşı harekete geçmeleri yönündeki emirlerden tedirgin” bazı polis görevlilerinin “istifa etmiş” olduğunu; “Yerel halk arasında, polisin bütünüyle ayrılıkçıların yanına geçtiği ve ordunun polise karşı cezalandırıcı bir operasyon gerçekleştirmek üzere gönderilmiş olduğu düşüncesinin yaygın” olduğunu yazdı.

Washington’ın kirli parmak izleri Kiev tarafından işlenen suçlarının her yerinde.

Obama yönetimi, Cuma günü, Kiev’deki yöneticilere, Doğu Ukrayna’daki kanlı askeri operasyonun masrafını karşılayacak şekilde, 1 milyar dolar kredi garantisi sağladı. Ukrayna, 7 Mayıs Çarşamba günü, Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) ilk acil yardım kurtarma parasını aldı. Bu, büyük güçler tarafından vaat edilmiş olan 27 milyar dolarlık kredilerin ve teminatların 17 milyar dolarını sağlayan iki yıllık paketin bir bölümü.

Bunların hiçbiri, Kiev yönetimine ve onun mali destekleyicilerine olan halk muhalefetini Rus milliyetçiliğine yönlendirme ve oraya hapsetme çabalarına meşruluk kazandırmaz. Referendum girişiminin başını, Kiev ile bir iktidarı paylaşma anlaşması ya da Rusya’nın, onların bölgedeki Rusça konuşan işçi sınıfını sömürme hakkını garanti altına almak üzere devreye girmesini isteyen burjuva güçler çekmektedir.

İlgili taraflar, Stalinist bürokrasinin parçalanmasından doğan Ukraynalı rakip oligark grupları ile ittifak halindeki milliyetçi oluşumlardır.

Referandumu örgütlemekten sorumlu Roman Lyagin, eski bir siyasi danışmandır. O, referandumun, “ülkede olup bitenlerden hoşnut olmadığımız ve değişiklikler istediğimiz; bölge için bir başka yol seçmek istediğimiz” anlamına gelmektedir vurgusunu yaptı.

Bu “bir başka yol”, yalnızca, bölge işçi sınıfının acımasız sömürüsünü ve Rusça ile Ukraynaca konuşanlar arasında bir iç savaş tehlikesini arttırmak anlamına gelecektir. Doğu’daki muhalefet önderlerinin tüm Ukrayna’daki işçilerin Kiev yönetimine karşı birleşik eylemi yönünde çağrı yaptığı tek bir durum bile söz konusu değil.

Puşilin, söz konusu güçlerin tipik örneğidir. O, 1990’larda, 5.000 ile 40.000 arasında insanı yaklaşık 10 milyon dolar dolandıran rezil Rus saadet zinciri MMM için çalışmıştı. O, hala, bu saadet zincirinden doğmuş olan MMM siyasi gruplaşmasının üyesidir ve devrik Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in Bölgeler Partisi’nin sekreteri Boris Kalesnikov’a yakın olan “Solodke Zhittia” (Tatlı Hayat) adlı perakende satış grubuyla ilişkilidir.

Puşilin, Çarşamba günü serbest bırakılmış olan Pavel Gubarev’in tutuklanmasının ardından önderliği üstlenmişti. Gubarev, daha önce Moskova yanlısı Ukrayna İlerici Sosyalist Partisi’nin üyesiydi ve şimdi, Slavcı Rus Ulusal Birliği adlı sağcı paramiliter grubun üyesidir.

İşçi sınıfını oligarkların şu ya da bu kesimine ve onların, Rusya’yı yönetenler de dahil, siyasi maşalarına tabi kılmaya yönelik bütün çabalara karşı çıkılması gerekiyor. Washington’ın, Berlin’in, Londra’nın ve Paris’in yağmacı planlarına karşı, acilen, Ukraynalı, Rusyalı ve uluslararası işçi sınıfının sosyalist bir perspektif üzerine kurulu birleşik ve bağımsız mücadelesine başvurulmalıdır.



Telif Hakkı 1998-2009, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır