World Socialist Web Site (www.wsws.org)

www.wsws.org/tr/2007/feb2007/lett-f12.shtml

Lenin ve küreselleşme üzerine bir okur mektubu


12 Şubat 2007
İngilizce’den çeviri (15 Mart 2000)

İlgi: Radikal protestoculuk perspektifine karşı Marksist enternasyonalizm. Chossudovsky’nin küreselleşme eleştirisine bir yanıt -Nick Beams (21 Şubat 2000).

Makalenizde "Ancak bu hiçbir biçimde kürselleşmenin kendisine karşı çıkılması gerektiği anlamına gelmez. Kapitalizm tarihsel gelişiminin her aşamasında bir sınıfsal sömürü sistemi olmuştur ve içinde bulunduğumuz bu son evresinde özellikle böyledir. Ancak kapitalizm bunun da ötesinde, aynı zamanda üretici güçlerin hem teknolojik ilerleme, hem de uluslararası iş bölümünün derinleştirilmesi yoluyla sürekli olarak geliştirilmesini gerektiren, bir üretimi örgütleme biçimidir. Temel perspektif sorunları işte bu konuların dikkatli bir biçimde ele alınması üzerinde yükselir," diyorsunuz.

Küreselleşme gerçekte emperyalizmin yerine kullanılan bir örtmecedir ve başarılmış bir gerçeği temsil etmekten çok, arzu edilen bir hedefi (ya da yeni emperyalist terminolojiyi kullanmak gerekirse "arayışı") temsil etmektedir. Emperyalizm, 19. yüzyılın son yıllarında, sınai olarak gelişmiş ulus-devletin, bu devletin içindeki işçi sınıfının kendi ürettiklerinin tamamını geri satın alacak güce sahip olamamasının ve bunun sonucunda kapitalistlerin yeni pazarlar için kendi ulusal sınırlarının ötesine bakma aşamasına gelmelerinin kaçınılmaz bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Kapitalistler uluslararası rekabet karşısında ucuz emek gücü ve doğal kaynakları da aramak zorundadır.

Leninistler emperyalizmin yalnızca kapitalizmin en yüksek düzeyini temsil ettiğini değil, fakat aynı zamanda ulusal sorunu çözebilmekten aciz olduğu için herhangi bir ilerici rol oynamaktan yoksun olduğunu, ulusal gerilimleri artırarak kaynama noktasına getirdiğini, böylelikle ulusal sorunu sürekli hale getirdiğini ve bu sonuçla sınıf sorununun ön plana çıkmasına engel olduğunu kavrarlar. Leninistler ulusların kendi kaderlerini tayin etmesi ilkesini, bizler ulus devleti sürekli kılmak istediğimiz için değil, fakat daha çok ulusal sorun sınıf sorununu gölgede bıraktığı için benimserler.

Sizin makaleniz "küreselleşmenin" ilerici bir yanının olduğunu ima eder görünmekte, ancak "küreselleşme" yalnızca emperyalizmin diğer bir adı olduğuna göre, siz aslında emperyalizmin ilerici bir yanının olduğunu söylemiş oluyorsunuz. Leninistler ister açıkça isterse de üstü kapalı bir biçimde olsun bu tür bir nitelendirmeye karşı çıkacaklardır.

Emperyalizmin doğuya doğru "yönelişinin" ardında yatan neden Internet ya da bilgisayar teknolojisindeki diğer gelişmeler değil (gerçekte bunlar emperyalizmin araçlarıdır), fakat daha çok emperyalizmin yüzyıllık yayılmacı arzularının önünde duracak bir Sovyetler Birliği’nin artık mevcut olmamasıdır. Emperyalizmin ilerici bir misyona -üretici güçleri dünya ölçeğinde geliştirme misyonuna-sahip olduğu iddiasını kabul etmek, emperyalizmin ulus-devletlerin varlığını ancak ulusal tutkuların alevlendirilmesi yoluyla SÜREKLİ KILABİLECEĞİNE dair Leninist tutumu terk etmektir. DEUK eninde sonunda kendisini milliyetçilik karşısında "ehveni şer" olduğu gerekçesiyle emperyalizmi desteklerken bulacaktır. Emperyalizmin misyonunun dünyayı tek bir kapitalist yönetim altında birleştirmek olduğunu, böylelikle dünya kapitalizminin uluslararası proletarya tarafından yıkılmasını kolaylaştırdığını öne sürecektir. DEUK’nin "Küreselleşme" konusundaki tutumu onu diğer bütün "gerici ulus-devletlere" karşı "kendi" burjuvazisini destekleme yoluna itecektir.

ML



Telif Hakkı 1998-2007, Dünya Sosyalist Web Sitesi, Bütün hakları saklıdır